Aylık arşivler: Eylül 2007

Sipru Türk Yapımı P2P TV

Published / by Uğur Özşahin / Leave a Comment

Sipru türk yapımı bir P2P Canli TV servisi. Şu an için online olarak 8 önemli kanalı bünyesinde barındırmakta. Program ile NTV, CNBC-E, E2, NBA, MTV, TV8, POWERT ve FASHION TV kanallarını hali hazırda canlı olarak izleyebiliyorsunuz.

İnternette TV nin Türkiye için yeni karşılığının Sipru olabileceği görüşündeyim. Sitesinden indirebileceğiniz Vista ve XP için iki ayrı Beta 1.0.7 versiyonu bulunmakta. Ancak Sipru’nun sitesine üye olmadan TV izlemeye başlayamayacağınızı belirtmek isterim. Sipru yükleme dosyasını indirip bilgisayarınıza kurduktan sonra programı çalıştırdığınızda ilk olarak karşınıza üye giriş paneli çıkıyor. Bu panelde sizden üye olurken seçtiğiniz kullanıcı adınız ve şifreniz isteniyor. Başarılı bir şekilde giriş yapmışsanız son derece şık görünen temasıyla Sipru ekranınızın sağına dayalı bir araç çubuğu olarak karşınıza çıkıyor.

Programın kullanımı çok basit. Kanallar panelinden istediğiniz kanalı bulup sağında bulunan play butonuna tıkladığınız taktirde son derece hızlı bir şekilde görüntü küçük ekranda oynamaya başlıyor. İsterseniz bu görüntüyü, görüntünün hemen sol üst köşesinde bulunan ve sol-yukarı çapraz oka tıklayarak ayrı bir pencereye taşıyabilirsiniz. Bu pencerede görüntüyü tam ekran görüntüleminizi sağlayacak bir buton da bulunmakta. Sipru ‘nun görünümünü de, dahili temaları ile dilediğiniz gibi değiştirebiliyorsunuz. Program geliştiricileri fanatikleri unutmamış ve üç büyükler için ayrı ayrı temalar hazırlamış.

Sipru ‘nun benim için göze çarpan en büyük eksikliği görüntü penceresini istediğim gibi boyutlandıramamak oldu. Birde bana kalırsa benimsenen konsept biraz fazla geniş. TV, haber, mesajlaşma,borsa bilgileri servisi programın P2P TV den daha çok bir araç çubuğuna benzemesine neden olmuş. Onun dışında şu an için bir sıkıntı yaşamadığımı belirtmeliyim.

Sipru ayrıca 12 Radyo kanalını da P2P sayesinde dinlemenize olanak tanıyor. Sistem aynı televizyon kanallarında olduğu şekilde işliyor. Belki şu an için az görünebilir, ancak yakında stabil versiyonu çıktığında bu sayı kesinlikle artacaktır.

İzlediğiniz yada dinlediğiniz kanallar ile ilgili yayın akış bilgileride anlaşılan Sipru geliştiricilerinin üzerinde çalıştığı bir konu. Stabil versiyonda bu sistemin de çok iyi bir şekilde çalışacağını umuyorum.

Program şu an için güncel hava durumu, borsa ve haber bilgilerini de ekranınıza getiriyor. Tabii bunları istediğiniz taktirde programın Ayarlar penceresinden kapatabilme şansına sahipsiniz. Ekstra olarak desteklediği ve aynı kanalları izleyen online üyelerin birbirleri ile mesajlaşabilmelerini sağlayan bir iletişim sistemide kurulu olarak geliyor. Bu sistemi kullanarak izlediğiniz kanal yada program ile ilgili anında diğer üyeleri bilgilendirebilme yada bilgi alma şansına sahipsiniz.

Sona gelirsek, program rahatlıkla Analog TV kartlarının yaptığı işi ekstra bir donanıma gerek kalmadan yapabiliyor. Hatta analog yayınlarda yer almayan kanallarıda izlemenize olanak sağladığı için Sipru’nun avantajları bitmek bilmiyor. Bir an önce download edip deneyebilirsiniz ve oluşabilecek herhangi bir hatayı Sipru geliştiricilerine bildirerek, programın gelişimine siz de katkıda bulunabilirsiniz. Uyarı : Bu programı Kotalı ADSL kullanıcılarına kesinlikle tavsiye etmiyorum. Türkiye şartlarında komik olan kota miktarlarının çok daha hızlı bir şekilde tüketilmesine neden olacaktır. Ayrıca şunu da belirtmeliyim benim bağlantım 1024 kbps ve yayınları şu an herhangi bir takılma yaşamadan seyredebiliyorum. Fakat bu program ile birlikte ekstra bir download yapmanın yayın akışını etkilemesinin kaçınılmaz olduğunu da belirtmeliyim.

Portable Apps – Portatif Uygulamalar

Published / by Uğur Özşahin / Leave a Comment

Portable Apps kavramının yeni yeni yaygınlaştığını düşündüğüm ve biraz daha hızlı yaygınlaşmasına katkıda bulunabilmek için bu yazımda Portable Application (Portatif Uygulamalar) ‘ ın neler olduğundan ve hayatımızı nasıl kolaylaştırabileceğinden bahsetmek istiyorum.

Portatif uygulamalardan bazıları :

1. Mozilla Firefox Portable Edition (Web Browser)
2. Mozilla Thunderbird Portable Edition (Email Client)
3. GIMP Portable (Grafik Editörü)
4. 7-Zip Portable (Popüler Açık-Kaynak Sıkıştırma Araçlarından)
5. Notepad++ Portable (Kullanışlı Bir Metin Editörü)
6. KeePass Portable (Password Manager – Şifrelerinizi Yönetin)

Yazının devamında bu programların açıklamalarını ve download linklerini bulabileceksiniz.

Portable Apps son dönemde bir çok açık kaynak kod geliştiricilerinin, uygulamaların taşınabilirliğini kolaylaştırmak için çıkartıkları portable (portatif) versiyonlarıdır. Özellikle çok sık farklı bilgisayar kullanmak zorunda kalan arkadaşların çok işine yarayacağını düşündüğüm bu sistem, sık kullanılan bir çok yazılımın portatif versiyonlarından ibaret. İçlerinde o kadar kullanışlı programlar var ki, herkesin en azından bir portatif uygulamayı denemesi gerektiğini düşünüyorum. Hayatımıza giren ve artık neredeyse vazgeçilmez hale gelen USB veri depolama aygıtlarının artık bir amacı daha var. Kişisel dökümanlarınızın yanında artık sık kullandığınız bazı programların portatif versiyonlarını da bu belleklerde bulundurabileceksiniz.

Şu an için bu uygulamaların hemen rahatlıkla indirilebileceği bir site mevcut. Bütün uygulamaları buradan indirip, bilgisayara kurma derdi olmadan deneme şansına sahipsiniz. Gerçi uygulamalar sıkıştırılmış exe dosyaları içerisinde yer aldığından dosyaya tıkladığınızda install işlemi gerçekleşeceğine dair bir izlenime kapılabilirsiniz fakat yapmanız gereken sadece sıkıştırılmış dosyanın belirttiğiniz bir klasöre açılmasını sağlamak. Daha sonra belirttiğiniz klasöre giderek indirmiş olduğunuz uygulamayı rahatlıkla kullanabileceksiniz.

PortableApps geliştiricileri bu programların hepsini birarada da bulundurabilmesi için Portable Apps Suite adında bir arayüz geliştirmişler. Bu arayüz ile indirmiş olduğunuz portable application (portatif uygulamalar) ın bir arada olmalarını ve daha düzenli kullanılabilmelerini amaçlamış olmalılar ki. Arayüz alışkanlıklarının farkında olanlar için tanıdık gelecektir. Tıpkı “Başlat” menüsüne benzeyen bu arayüze istediğiniz portatif programları ekleyip, çıkarmakta özgürsünüz.

Yazının geri kalanında bir kaç portatif uygulamanın ne işe yaradığını kısa cümlelerle aktarmaya çalışacağım.

Mozilla Firefox Portable : Eklentileri ile birlikte bir web browser’dan başka herşeye benzetebileceğiniz ve açık kaynağın önemini fazlasıyla açığa vuran bir yazılım.

Mozilla Thunderbird Portable : Alternatif bir email istemcisi. Emaillerinizi bu program sayesinde kolaylıkla takip edebilirsiniz.

OpenOffice.org Portable : Komple bir ofis uygulaması. Microsoft’a ait Ofis Setine ücretsiz bir alternatif. Ayrıca yanınızda da taşıyabiliyorsunuz. Yani Microsoft Office te olduğu gibi bilgisayarınızı yanınıza almanıza gerek yok. Sadece USB Stick bunun için yeter de artar bile.

GIMP : Linux kullanıcılarının daha çok bildiği ve photoshop’tan aşağı kalır yanı olmayan bir grafik editörü.

7-Zip : Winzip, WinRAR alternatifi bir sıkıştırma aracı. Birçok farklı sıkıştırma algoritmasını desteklemesi de büyük bir avantaj.

Notepad++ : Çok başarılı bir metin editörü. Klasik windows not defterine takla attırabilecek kadar kullanışlı bir editör. Ayrıca kod renklendirme ve Farklı yazı karakter setlerini desteklemesi sayesinde kod yazarlarının ilgisini çekebilecek ugulamalardan.

KeePass : Şifre Yöneticisi, bir tek şifre ile bütün şifrelerinizi birarada ve güvende tutun. Eğer çok fazla farklı şifreniz var ve bazılarını hatırlamak konusunda zaman zaman sıkıntı yaşıyorsanız fazlası ile işe yarayacağından eminim. Çünkü kendimden biliyorum.

VirtualDub : Video işleme yazılımı. Uzun zamandır popüler olan ve bu özelliğini hala koruyan bir video işleme yazılımı.

Miranda IM : MSN ve Yahoo Chat istemcilerini bünyesinde bulunduran güzel bir arayüz uygulaması. Gittiğiniz her yerde Msn ‘iniz yanınızda olacak.

Bu portatif programları sayfalarındaki download butonuna tıklayarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Ayrıca unutmayın bu programlar çok işlevsel olmaları ile birlikte herhangi bir ücret istemeyen, aynı zamanda süre kısıtlaması olmayan programlardır. Dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz.

Burada yer vermediğim ancak, kullanışlı olabileceğini düşündüğüm diğer programları da yukarıdaki siteden inceleyebilirsiniz. Artık önemli programlarınızı bilgisayarınıza ihtiyaç duymadan, gittiğiniz yerlerde kullanabileceksiniz. Özellikle Firefox, Thunderbird, GIMP ve KeePas benim favori programlarım. İnanın hepsi piyasadaki diğer alternatiflerinden çok daha başarılı programlar.

İstanbul Üniversiteli Olmak Ayrıcalıktır

Published / by Uğur Özşahin / Leave a Comment

Evet İstanbul Üniversite’li Olmak Ayrıcalıktır. Ayrıcalıkların neler olduğunun pek bilinmemesi ise sanıyorum İstanbul Üniversite’sinin en büyük kazancı. Çünkü hala bu ayrıcalıkların bilinmemesinin ekmeğini yemektedir.  Benim okuduğum üniversite olması da tabi ona büyük bir anlam katıyor.  Fakat kazın ayağı, öyle değil tabii ki. Üniversitemin en büyük özelliği tarihi ile övünüyor olması, hiç tartışmasız Türkiye’nin en köklü ve gösterişli üniversitesi.

Evet en köklü ve gösterişli üniversitesi deme hakkını kendimde buluyorum çünkü, üniversitenin merkez kampüsü diyebileceğimiz, beyazıt kampüsü Osmanlı döneminde de bir medrese görevi yapmış. Tabii ki herşey bununla bitmiyor. Türkiye’de parmak ısırtacak kadar değerli olan birkaç fakülteyi de içerisinde barındırmakta. Bu fakülteler ise Hukuk, Tıp ve Sosyal Bilimler Fakülteleri, geri kalan fakültelerin gözümde vasatı aşamadıklarını söylemeliyim. Tabi bunlar benim düşüncelerim. Hatta bu vasatın altındaki fakültelerden Fen Fakültesinde okuyorum. Kimseden benimle aynı fikirleri paylaşmalarını beklemiyorum. Ancak bu üniversite de eğitim gören bir çok öğrencinin bildiğinden emin olduğum bazı sorunlar var.

Sorunların bence en büyüğü böyle bir eğitim kurumunun çağı yakalamaktan hala çok uzak olduğu. Bulunduğumuz çağın “Atom Çağı” olduğunu düşünürsek ve bu güzide üniversitemizin bu konuda ders verebildiğini dikkate alırsak söylemeliyim ki hala yeterli teknolojik birimi bünyesinde barındıramaması fazlasıyla ironik bir durum oluşturmaktadır.

Teknolojik yetersizlikler :

Üniversiteye kayıt olurken işlemin dijital bir ortamda  gerçekleşeceğini ümit edersiniz (Nede olsa İstanbul Üniversiteli Olmak Bir Ayrıcalıktır). Kazın ayağı yine öyle değildir. Kimlik ve ikamet bilgilerinizi doldurmanız gereken bir kartonla işe koyulursunuz. Eğer doğru kayıt gününde gitmişseniz görevli vatandaş kartona mührü basar ve artık İstanbul Üniversitelisinizdir, fakat eğer yanlış günde gitmişseniz kayıtınızın tamamlanması için doğru günü beklemelisinizdir. Eğer kayıt işleminiz gerçekleşmişse elinize bir manyetik kart tutuştururlar (Öğrenci Kimliği Adı Altında). Fakat bu kimliğin nereleri açacağı size söylenmez. Ancak ve ancak deneyerek öğrenmelisinizdir. Mesela okuduğunuz fakülteden bir başka fakülteye gidip güvenlik görevlilerine bu kartı “okuttuğunuz” da güvenlik görevlisi size bu fakülteye giremeyeceğinize dair bir sinyal verecektir. Ancak yemekhaneye gitmek isterseniz ve içinde yeterli miktarda para varsa gider kartınızı makineye okutur ve yemeğe girersiniz. Tabi makinelerin hepsinin aynı anda çalışabileceği garanti edilmez ve bir süre kuyrukta beklemek zorunda kalabilirsiniz. Teknoloji işin içinde para olunca, yarım yamalakta olsa çalışır vaziyettedir.

Tabi şu meşhur Beyazıt Meydanını okuldan ayıran kapıyı unutmayalım, Üniversite denince o kapı akla gelir. Neredeyse herhangi bir üniversite nin tanıtım filminde bu kapıyı kullanabilirler. Ancak öğrencisi olduğunuz bu üniversitenin bu kapısından geçebilmeniz için ya okuduğunuz fakültenin bu kapının arkasında olması, ya da yemek saati olması gerekmektedir. Onun dışında bu kapıdan turist, görevli yada eğitmen olmadığınız sürece geçemezsiniz. Ayrıca manyetik kartınızı okutabildiğiniz makinelerin olduğu ve arada birde olsa çalışan tek geçiş sistemidir (Çalışmadığı günlerde ne yapıyoruz Kartı Güvenlik Görevlisi Arkadaşa Okutuyoruz).

Üniversitenin bilgisayar laboratuarlarının olması ve öğrencilere açık olmasının da ironik bir yanı vardır. Öğrencilerin serbest kullanımı için ayrılan süre teknoloji için fazlası ile yetersizdir. Belki maillerinize bakabilir, yada bir süre araştırmanızı yapabilirsiniz ancak ikisini bir arada yapmanız neredeyse imkansızdır, Çünkü birazdan görevli arkadaş sürenin dolduğuna dair bir uyarı verecektir. Size düşen tabii ki paşa paşa yol almaktır. Bazı bilgisayar laboratuarları da kurulur fakat yeterli görevli olmadığı bahanesiyle kapıları kilitlidir. Çünkü amaçları bellidir bugünün teknolojisini kullanamamak ta, İstanbul Üniversitesi öğrencisinin ayrıcalıklarından biridir.

Böyle büyük bir okulun İnternetten kayıt sisteminin olmaması ve ders seçme işlemlerinin bir iki güne sığdırılıp, işlemlerin kayıt sırasında elinize verilen bir başka kartona yapılması da İstanbul Üniversiteli Olmanın Ayrıcalıklarındandır. Eee ne diyelim Tabi sütten ağzı yanan üniversitemiz yoğurdu üfleyerek yemekte (Üfürülen biz oluyoruz bu arada). Ağız yanma meselesi de; bir otomasyon sistemine geçmişte milyarlar harcarayak, geri dönüşümü planlanmamış bir sisteminin oluşturulması ve daha sonra bu sistemden vazgeçilmesinden ibaret. Bu da üniversitenin kendine has ayrıcalıklarından olsa gerek.

E-devlet sistemlerinin kurulumunun ve zamanla daha sağlam yapılaşmasının gerçekleştirildiği bu günlerde kendini özerk olarak tanımlayan ve bu gibi durumlara öncelik etmesi (en azından örnek olması) gereken ayrıcalıklı üniversitemizin, durumu içler acısıdır. Fen Fakültesi gibi binlerce öğrencisinin bulunduğu fakültenin web sayfası ne yazık ki senede sadece bir kaç gün güncellenmektedir. Bir kaç öğrenci ve bir öğretmenin bu sayfa için sunduğu yenilikçi çözümler dinlenmeye bile gerek duyulmadan reddedilmiştir. Ki bu çözümler okulun kendi oluşturduğu göstermelik projelerin bir parçası olarak sunulmuştur. Fakat nafile.

Aslında eğitim sisteminden de bahsedebilirim, ancak gereksiz buluyorum. Bana göre çağımızda bir kurumun büyüklüğünü yansıtan en önemli özellik, çağın gereksinimlerini karşılayabilecek ve uygulayabilecek gerekli sistemlerin varlığıdır. Ancak geçmişi ile övünen üniversitemiz tarihin tozlu sayfalarından kendini kurtaramamış ve kurtarabilecek kabiliyete de sahip olmayan yegane büyük eğitim kurumlarımızdan biridir.

Çözüme yönelik yazılabilecek çok şey var, ancak sadece satır fazlalığı yapmaktan ileri gitmeyecektir.

jQuery ile Form Serialize Fonksiyonu

Published / by Uğur Özşahin / Leave a Comment

jQuery yeni yeni öğrenmeye başladığım bir framework. jQuery nin tam olarak ne olduğundan bahsedecek olursak kısaca, en çok kullanılan belli başlı ajax fonksiyonlarını içinde barındıran bir kütüphane olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır sanırım. Ajax ile çok uzun zaman önce tanışmama ve küçük çaplı uygulamalar yazmama rağmen hiç bir zaman yeterince özen göstermediğimin farkına bir kaç gün önce vardım. Küçük bir araştırma sonucu kullanışlı olabiliceğini düşündüğüm bir framework ile karşılaştım (jQuery). Browser farklılıklarından kaynaklanan sorunlar yüzünden javascript dilini bir türlü sevememiştim. Fakat Ajax ’ ın kullanışlılığının ve kolaylığının da tartışılmaz olduğunu düşünenlerdenim. Dolayısı ile browser farklılıklarından dolayı çıkabilecek sorunlarla karşı karşıya kalmak istemiyor ve bir an önce kullanışlı ajax uygulamaları geliştirmek istiyorsanız eğer, bu framework çok işinize yarayabilir.

Yeni öğrenmeye ve uygulamaya başladığım jQuery de, başlar başlamaz karşılaştığım en önemli sorunu ve çözümünü de burada paylaşmaya karar verdim. Ajax ile ilgilenenler bileceklerdir. Prototype.js kütüphanesinin kullanışlı fonksiyonlarından biri olan serialize(), jQuery de de karşımıza çıkmakta. Fakat sorun bu fonksiyonu, sayfalarımızda kullandığımız formları javascript ile sunucuya gönderirken prototype ’ taki kadar kolay kullanamamamız. İşte bu sorunun çözümünü (aslında pek sorun sayılmaz) yazının devamında okuyabilirsiniz.

Öncelikle jQuery Framework ü buradan indirebilirsiniz. İki farklı sürümünün olduğunu belirtmeliyim. Birisi sıkıştırılmış sürüm ki uygulamalarınızı yazarken bu sürümünü kullanmanızı öneririm. Diğer sürüm ise sıkıştırılmamış sürümüdür. Bu sürümde kodları rahatlıkla okuyabilir, değiştirebilir ve kullanabilirsiniz. Ancak kişisel uygulamalarınızda ilk sayfa yüklemelerinin biraz daha uzun sürmesine neden olabileceğini unutmamalısınız.

jQuery nin farkına vardığımda ülkemizde de jQuery ile ilgilenen birçok insan olduğunu ve bir mail grubu oluşturduklarını öğrendim, hemen üye oldum. Hatta bahsettiğim sorunu orada da paylaştım. Her şeye rağmen grup üye sayısının çok fazla olmaması dolayısı ile geçici olarak yeterli dayanışmayı sağlayamadık. Sonunda sorunu kendi yöntemlerimle çözdüm ve aşağıda örneği ile birlikte açıklıyorum.

Önce yapmak istediğim şeyin ne olduğunu belirteyim, amacım herhangi bir sayfada kullanılacak olan bir form oluşturmak ve formdaki verileri istediğim yere submit ettikten sonra sonucu formun olduğu sayfaya yansıtmak.

İstediğim bilgileri get metodu ile gönderebilmek için aşağıdaki javascript koduna ihtiyacımız var.


<script type=”text/javascript”>
$(document).ready(function(){
$(’#jq’).submit(function() {
var form = jQuery(’#jq’);
q = form.formSerialize();
$.ajax({
type: “GET”,
url: “jquery_form.asp”,
data: q,
success: function(cevap) { $(“#icerik”).html(cevap); },
dataType: “html”
});
});
});
</script>

Burada bilinmesi gereken önemli fark, serialize fonksiyonunu prototype.js de Form.serialize() şeklinde çağırarak direk sonuç alabilmemize rağmen jQuery de bu işlemi bir plugin yardımı ile yapabiliyorsunuz. jQuery için yazılmış bu plugini uygulamamıza ekledikten sonra içerisinde bulunan formSerialize() fonksiyonunu kullanıyoruz. jQuery Form plugini ni fazla inceleme fırsatım olmadığı için şu an tam olarak yorum yapamıyorum. Sonraki yazılarımda bu pluginden daha ayrıntılı bahsetmeyi düşünüyorum. Bu jQuery Form Plugin inini buradan indirebilirsiniz.

Yukarıda ki koddan biraz bahsedecek olursak, “jq” id sine sahip formumuzun submit fonksiyonunda; formu jquery_form.asp sayfasına get metodu ile subbmit etmesini ve jquery_form.asp sayfasından dönen verinin, sayfamızda bulunan “icerik” id li div tagına yazılmasını sağlıyoruz.

Bu fonksiyonun yararından bahsedecek olursak, öncelikle sayfalarınızda kullandığınız formlarda ziyaretçilerinizin daha fazla zaman kaybetmemelerini sağlayacaktır. Örnek olarak bir yorum uygulamasında kullanıcılarınız yeni bir sayfaya yönlendirilmeden aynı sayfa içerisinde çok hızlı bir şekilde yorum yapma fırsatı bulacaklardır. Hele bir de ajax uygulamalarının vazgeçilmezi loading (Yükleniyor) grafiklerini de kod içerisine dahil ederseniz çok zarif bir uygulama elde edebilirsiniz.

 

Aşağıdaki linkten de projeyi sorunsuz olarak indirebilir ve localhostta deneyebilirsiniz. İndirdikleriniz asp ile ve çok basit bir şekilde kodlanmıştır. Rahatlıkla Php yada başka bir dile dönüştürebilirsiniz.