Aylık arşivler: Nisan 2008

KeePass J2ME

Published / by Uğur Özşahin / Leave a Comment

    Bilmeyenler için biraz bahsedeyim, keepass platform bağımsız açık kaynak geliştirilen bir şifre yöneticisi. Yani tek bir şifre ile dilediğiniz kadar şifreyi yönetebiliyor ve bu programı her an yanınızda taşıyabiliyorsunuz ( Cep telefonu, laptop, vb.). Eğer benim gibi sizde 100 lerce üyeliği olan ve bunların herbiri için farklı ve güçlü şifreler kullanmayı tercih edenlerdenseniz, muhtemelen böyle bir programa ya ihtiyacınız vardır, yada hali hazırda kullanıyorsunuzdur. Keepass’ı ubuntu, windowsxp ve j2ME destekli telefonumda çok rahat kullanabiliyorum ve söylemem gerekirse, birçok platformda çalışabiliyor oluşu çok kullanışlı. Kendi bilgisayarınızdan uzak, farklı bir bilgisayarın başındaysanız ve içerisinde keepass’ın taşınabilir bir sürümünün olduğu usb stick yanınızda değilse son çare olarak cep telefonunuzda yüklü olan KeePass J2ME ye başvurabilirsiniz. (Programı buradan indirebilirsiniz) Hatta wi-fi destekli telefonunuzla üye olduğunuz sitelerden birini ziyaret ettiğinizde bu program sayesinde şifrelerinizi öğrenebilir ve üyeliğinizin bulunduğu siteye şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

    Kullanmış olanlar bilirler, program şifrelerinizi tek bir veritabanı dosyasında 256bit ile şifrelenmiş şekilde saklayabiliyor. Aynı dosyayı ubuntu, windows altında ve hatta cep telefonunuzda kullanabiliyorsunuz. Şimdi bazılarınız tüm şifreleri tek bir dosya altında tutuyor olmanın ne kadar güvenli olduğunu sorgulayabilir. Burada önemli olan veritabanı için oluşturmuş olduğunuz şifrenin ne kadar iyi olduğu. Tahmin edilemez ve çeşitli karakter kombinasyonları ile oluşturduğunuz tek şifre, güvenliğinizi maksimize edecektir. Aslında cep telefonu için olan KeePass J2ME kullanımı konusunda bilgi vermeden önce windows üzerindeki KeePass hakkında biraz açıklama yapmak fena olmazdı. Fakat dileyen bu program hakkında bilgiye google araştırmaları ile rahatça ulaşılabilir. Bizim işimiz şimdilik cep telefonları ile.

    KeePass J2ME programının son sürümünü sourceforge.net sitesinden indirdikten sonra, indirmiş olduğunuz sıkıştırılmış dosyayı KeepassJ2ME-1_X_X benzeri bir klasöre açmalısınız. Burada X yerine sürüm numarasını yazabilirsiniz. Buradan sonra yapmanız gereken açmış olduğunuz sıkıştırılmış dosya içerisinden çıkan KeePassInstaller.bat dosyasını çalıştırmak ve daha sonra gelecek java gözat penceresinden kullanmak istediğiniz şifre veritabanının olduğu klasöre giderek bu veritabanını seçebilir ve işlemin tamamlanmasını bekleyebilirsiniz. Bu işlem sonunda KeepassJ2ME-1_X_X klasöründe KeePassJ2ME-KDB.jar (Cep telefonu için kurulum dosyası) adlı bir dosyanın oluşması gerekli. Eğer bu dosya oluşturulamamış ise muhtemelen sisteminizde JDK 1.6.0 kurulu değildir. Fakat merak etmeyin, başka bir yol daha var. KeepassJ2ME-KDB.jar dosyasını 7-zip yardımı ile manuel olarakta oluşturabilirsiniz. Aşağıdaki adımları takip ederseniz hiç bir sorun yaşamadan kurulum dosyasını manuel olarak elde edebilirsiniz.

    Öncelikle daha önceden var olan şifre veritabanınızın (Database.kdb Adı herneyse) bir kopyasını KeePassJ2ME-1_X_X klasörüne atıyoruz. Sonrasında eğer hali hazırda kurulu değilse bilgisayarımıza 7-Zip programını kuruyoruz yada portable (taşınabilir) versiyonunu bilgisayarımızda herhangi bir klasöre indiriyoruz. Buradan 7-zip’i indirebilirsiniz. Ancak unutmayın aşağıdaki 2. komutu çalıştırabilmeniz için "C:\7-ZipPortable\App\7-zip\" yolu yerine siz 7-Zip.exe çalıştırılabilir dosyasının bulunduğu klasörün yolunu bu alana yazmalısınız. Yoksa 7-Zip programını çalıştıramaz ve KeePassJ2Me-KDB dosyasını oluşturamazsınız. Dos komut satırında aşağıda yazılanları uyguladığınız taktirde sizinde bir KeePassJ2ME-KDB.jar dosyanız olacak.


    Artık oluşturmuş olduğumuz jar dosyasını telefonumuza, bluetooth, usb vb. yardımı ile gönderebilir ve kurulumu gerçekleştirebiliriz. Kurulum sonrası programın kısayolu cep telefonunun menüsüne eklenecektir. Artık KeePass J2ME yi çalıştırıp, windows veya ubuntu üzerinde kullanıyor olduğunuz veritabanı şifresini, burada da kullanarak tüm şifrelerinize ulaşabilirsiniz. Ancak bu programın herhangi bir şekilde şifrelerinizi düzenleyebilmek gibi bir işlevi yok sadece, şifrelerinizi açık bir şekilde görebiliyor ve ihtiyacınız olduğunda kullanabiliyorsunuz.

    Yukarıda anlattıklarım dışında bir yöntemde KeePassJ2ME.jad ile telefona kurulumu gprs vb. yollar üzerinden gerçekleştirmek ve daha sonra programı çalıştırıp, keepassuploader programı yardımı ile http://keepassserver.info/ sitesine upload ettiğiniz database dosyasını yine gprs üzerinden çekebilir ve şifrelerinizi yönetmeye başlayabilirsiniz. Ancak bu işlemi kişisel olarak tavsiye etmiyorum. Her ne kadar, geliştirici ekip şifre veritabanınızın indirildikten hemen sonra yada indirilmediği taktirde 10dk sonunda otomatik olarak silineceğini taahhüt etse de.

Ubuntu Grub (Boot Loader) Kurulumu

Published / by Uğur Özşahin / Leave a Comment

    Gün geçmiyor ki, bilgisayarımda bulunan 2 işletim sistemi ile bir problem yaşamayayım. Son problem, windows xp disk yönetimi ile gerçekleştirdiğim yeni bir bölüm oluşturma sonucu yaşandı. Grub un yüklü olduğu mbr (Master Boot Record) yi uçurmama neden olan bu işlem yüzünden, bilgisayarımdaki hiçbir işletim sistemine ulaşamadım. Şansıma daha önce karşılaştığım grub makalelerinden öğrendiklerimle ne yapmam gerektiğini biliyordum, grubu baştan kurmak.

    Bilgisayarınıza yeniden grub kurmak istiyorsanız bilgisayarınızı ubuntu live cd ile baştamanız gerekeceğinden, live cd (Çalışan CD) yi yakınlarımızda tutmamızda yarar var. Benim gibi grub kurmak zorunda olan arkadaşlar yazının geri kalanından bu işlemin nasıl yapıldığına dair bilgi alabilirler.

    Bilgisayarınızı Ubuntu Live CD ile başlattığınızı varsayarak, öncelikle uçbirim ekranına geçmeniz gerekmekte.Bundan sonra yapılacakları kısaca özetleyecek olursak, önce grubu çalıştırıyoruz, sonraki aşamada grubun kurulu olduğu disk bölümleri tespit ediyoruz. Bir sonraki aşamada ise ubuntunun kurulu olduğu bölümü kök dizin olarak belirtiyoruz, bu bölümün bağlı olduğu diskin mbr sine grubu yeniden yüklüyoruz. Bu işlemleri yapmak için uçbirim ekranında girmeniz gereken komutları ve detaylı açıklamalarını aşağıda görebilirsiniz.


    Yukarıdaki komutlar ubuntunun sda2 bölümünde kurulu olduğu anlamına gelmektedir. Eğer ubuntu sizin bilgisayarınızda farklı bir bölümde, hatta farklı bir diskte kurulu ise komutlarda küçük değişiklikler olacaktır. Örnek 2. diskinize kurulu olduğunu düşünecek olursak hd0 tanımlaması hd1 olacaktır. Bu ayrıntıyı öğrenebilmek için sudo fdisk -l komutunu kullanarak grub kurulumuna başlamadan önce ubuntunun kurulu olduğu bölümü ve diski, kapasitelere bakarak öğrenebilirsiniz.

Engelleri Kaldırmak, Erişilebilirlik

Published / by Uğur Özşahin / Leave a Comment

    Burada sözünü ettiğim, bir çoğumuzun farkında olmadığı, ancak toplumda önemli bir kesimi etkileyen engeller. Evet daha birkaç gün öncesine kadar benim de, farkında olmadan yaşadığım gerçekler. Hiç internetten engelli arkadaşlarımızın nasıl yararlandığını düşündünüz mü? Ben üzülerek söylüyorum ki, bu farkındalığımdan öncesine kadar yaptığım kodlamaları hiç bir şekilde engellileri düşünerek yapmamıştım. Hatta erişilebilirlikler konusunda ne kadar az şey bildiğimin ancak şu sayfayı görünce farkına vardım. Web sitesi geliştiriyorsanız eğer, az önce linkini verdiğim sitedeki bu konu ile ilgili makaleleri mutlaka okumanızı öneririm. Muhtemelen erişilebilirlik hakkında ne kadar az bilgi sahibi olduğunuzun siz de farkına varacaksınız.

    Engellilerin önüne koyulan geliştirici (Çoğu zaman Webmaster) kaynaklı engeller konusunu Mehmet Doğan, bundan 3 sene önce sitesinde işlemiş ve çok iyi de etmiş. Sayesinde bu konuda bilgi sahibi oldum. Bundan sonra nasıl daha erişilebilir site yaparım sorusunu aklımdan çıkarabileceğimi sanmıyorum? Gerçekten çok önemli bir konu ve Mehmet’in konuyu işleyişinin üzerinden 3 sene geçmesine rağmen, birçok sitenin bu bilinçten uzak şekilde tasarlanıyor oluşu üzücü. Birçok devlet sitesinin, bu konuda yeterli özeni göstermemiş olması da, bana imam, cemaat ilişkisini hatırlatıyor. Diğer yandan şirket sitelerini, kişisel siteleri sormayın gitsin. Hala tam sayfa flash tasarımlarla boy gösteren tonla site mevcut.

    Bu konunun yasal boyutunuda unutmamak gerek ve bu konuda da mutlaka araştırma yapmanızı öneriyorum. Yine şu yazıyı incelemeniz bu konuda biraz fikir sahibi olmanızı sağlayacaktır. Atlanmaması gerektiğini ve web tasarımını önemseyen herkesin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini düşünüyorum.

    Anlamsal (Semantik) web siteleri geliştirirken dikkat etmemiz gereken bir önemli konu daha var, erişilebilirlik. Nasıl daha erişilebilir site yapabiliriz sorusunun cevabını yine Mehmet’in blogunda bulabilirsiniz. Bende bu konuda özet sayılabilecek bir yazı hazırlayacağım. Mehmet’e böyle değerli makaleleri bizimle paylaştığı için çok teşekkür ediyorum. Ayrıca Mehmet’in ilk makalelerinide mutlaka okumanızı öneriyorum. Tasarım konusunda benim gibi yeni başlayan arkadaşlara çok faydalı olacaktır.

Ubuntu, Windows XP Dual Boot denemeleri

Published / by Uğur Özşahin / Leave a Comment

    İyice bıraktım yazı yazmayı, aslında bunu burada paylaşmalıyım dediğim çok fazla konu mevcut. Ancak bu işe sanıyorum fazla ciddi bakıyorum. Arada geyik yapıp eğlenmek konusunu sürekli atlıyorum. Ancak en azından kendimi yazmak zorunda hissetmemem de güzel bir duygu. İstediğim zaman yazıp, istediğim zaman yatıyorum. Anlaşılacağı üzere tamamı ile özgür irade söz konusu 🙂

    Öncelikle yakın zamanda atıldığım Ubuntu macerası ile başlayayım olaya. Bu maceranın başlangıç ve devam bölümlerinin hiç iç açıcı olmadığını belirtmeliyim. Ayrıca yazıda sizi sıkabilecek, Ubuntu fanlarını kızdırabilecek hatta bilgisayarına Ubuntu kurmak isteyebilecekleri kararından döndürebilecek bir kısım tecrübe mevcut. Fakat bütünüyle okunulduğu taktirde sadece deneyimlerimi paylaştığımı anlayabileceğinizi umuyorum. Ubuntuyu sorunlarına rağmen seviyorum 🙂 Yazıyı okumaya tüm bunları dikkate alarak devam etmenizi öneririm 

    Yaklaşık 6 ay önce almış olduğum 300GB lık SATA ikinci hard diskimin bir kısmını ubuntu için kullanma kararı aldım. Diğer yandan şu an için kullandığım ve önümüzdeki en kısa zaman dilimi içerisinde tamamen terketmek istediğim windows xp işletim sistemide eski 80GB lık disk üzerinde kurulu. İşte ilk şok yeni aldığım hard diskim üzerindeki 60GB lık veri, başarısız ubuntu kurulumu denemem sırasında kendi ihmalkarlığım üzerine uçtu gitti. Kendi ihmalkarlığım çünkü yedek almam gerekirken bu konuda fazla sorumsuz davrandım. Neyse (Film, Resim, mp3 vb. Multimedia) verilerimin uçmasını olması gerektiğinden çok daha az dert ettikten sonra bu sefer ikinci bir ubuntu kurulumu işine giriştim. Bu sefer eski hard diskimde yer alan önemli çalışma dosyalarımın uçmasını istemediğimden kurulumu yalnızca yeni SATA hard disk ile gerçekleştirme kararı aldım. Sonunda SATA da oluşturduğum 25 GB lık  partisyon üzerine Ubuntu Linux dağıtımını kurmayı becerebildim. Ancak bu konuda da gerçekten başarılı olduğumu söyleyemeyeceğim. Bu seferde ikincil disk olarak taktığım eski hard diskim üzerinde yer alan Windows XP işletim sistemini Grub (Boot Loader) programına tanıtmayı hiç bir şekilde başaramadım. Bunun için grub kurulumunu baştan yapmama, menu dosyalarını manuel olarak düzenlememe rağmen. Ayrıca bu zamana kadar Linux üzerindeki konsol tecrübesi sadece bir kaç dakika ile sınırlı olan birisi için konsol üzerinden işlemleri yürütüyor olmak pek sevimli bir tablo değil. Zamanla alışıyorsunuz, hatta hoşunuza da gidiyor fakat sabırlı olmak şart. Ayrıca Ubuntu da yer alan root erişim hakları konusu da ayrı bir muamma. Güvenlik konusundaki bu tercihlerinin ne kadar olumlu, olup olmadığını zamanla anlayacağım sanırım. Durum ile alakasız olarak ödüllü bir yarışmada 3 işletim sisteminden (Vista, OS X, Ubuntu) kırılamamış tek işletim sistemininde Ubuntu olması Özgür Yazılımın faydalarından bir bölümünü ortaya seriyor sanırım.

    Evet Ubuntu macerama tam anlamı ile ne zaman başladığıma gelecek olursak, iki hard diskimin de takılı olduğu ve eski ATA diskimi bios üzerinden birincil olarak tanımladıktan sonra ubuntu kurulumunu en baştan gerçekleştirmem, dil ve güncel paketlerinde bütünüyle kurulumu sonucu  (İnternetten Güncelleştirmeler ve Dil paketlerinin indirilmesi ve yüklenmesi (Yaklaşık 1,5 – 2 Saat) ) Ubuntu platformuna sakin ve aklı başında bir adım atmış oldum 🙂 Bu sefer eski Win XP sistemiminde Grub a eklendiğini burada belirtmek isterim. İki farklı disk ve iki farklı işletim sistemi ile Dual Boot denilen olay uzun ve dikenli yollardan sonra gerçekleşmiş oldu. Gnome masa üstüne alışmak sorun olmadı ki, eğer masaüstünüzü bir oyuncağa çevirmek ve biraz işin içine eğlence katmak istiyorsanız Compuz Fusion biçilmiş kaftan.

    Tüm bu olanların ardından Özgür Yazılım anlayışına bir adım daha bile olsa yaklaşmış olmanın verdiği tatmin duygusunun paha biçilemez olduğunu düşünüyorum 😀 Fakat bu kesinlikle hala Linux türevi işletim sistemlerine yeterince ısınabildiğim anlamına gelmemeli. Örnek vermem gerekirse şu an için bile Ubuntu da yaşadığım bazı problemler mevcut. Örnek vermem gerekirse Firefox ile ilgili bir kaç bug a rastladım. Zaten ubuntu ile üzerinde bütünleşik gelen Firefox 3.0 Beta sürümüne bir anlam verebilmiş değilim. Beta sürümü ile alakalı olarak birçok eklenti kurulumundan mahrum ve test aşamasındaki Firefox un çokta kullanışlı olduğunu söyleyemeyeceğim. Ayrıca üzerine kurabileceğiniz 2.0 versiyonu sonrasıda bazı uyumsuzluk problemleri yaşayabilmeniz olası. Mesela ben şu an için 2.0 versiyonunu kurmuş olmama rağmen hiçbir eklentiyi başarılı bir şekilde bu versiyona ekleyebilmiş değilim. Araştırdığım kadarı ile ubuntu hata sayfalarında bu sorun bir bug olarak yerini almış durumda. En kısa zamanda çözüme kavuşması ve çok sevdiğim browserım ile yeni işletim sisteminde daha bir sıkı fıkı olabilmek dileğiyle 🙂